Yukarı Çık
Koku: Bir Katilin Hikayesi (2006)
28 Şubat 2016 Pazar 09:01:53
1138 kez okundu.
Vizyon tarihi: 16 Şubat 2007 Yönetmen: Tom Tykwer Oyuncular: Ben Whishaw, Dustin Hoffman, Alan Rickman... Orijinal adı: Perfume: The Story of a Murderer Uzun metrajlı film Fransa , İspanya , Almanya. Tür: Dram , Gerilim Süre: 147 dk Yapım yılı: 2006

UYARI: Film müstehcen sahneler içermektedir. Dolayısıyla aile ile birlikte izlenilmemesi daha uygun olur.

Özet: Grenouille, kokulara karşı inanılmaz bir duyarlılığı olan ama bunun haricinde hiçbir duyusunun gelişmemiş olduğu çok ilginç bir adamdır. İstediği kokuları elde edebilmek için her türlü çılgınlığı yapmaya hazırdır; cinayet işlemek de dahil...

Az da olsa koku salan herşeyin ve herkesin kokusunu alabilen bu sıradışı ve dahi karakter, bir gün kendi kokusunun olmadığını anladığında hayatının tüm anlamını yitirir. Bu 'hayati' önemdeki eksikliğini giderebilmenin tek yolunun, kendisine insanmış izlenimi verebilecek kokular üretip sürmesi olduğunu düşünür. İnsan kokuları yaratabilmek için de insanlara ihtiyacı vardır.

Toplum içinde varolabilmenin tek yolunu bu şekilde tanımlayabilen bir adamın, sonu inanılmaz bir trajediye giden öyküsü, Patrick Süskind'in yayınlandığında çok uzun süre çok satanlar listesinde yer alan kitabından beyazperdeye aktarıldı. Yönetmense Koş Lola Koş ve Cennet filmlerinin de yönetmeni olan Tom Tykwer. Filmin, Avrupa Sinama standartları düşünüldüğünde oldukça yüksek bir bütçeyle çekildiğini de belirtelim.

beyazperde.com

 

***

 

Kokular ve Zihin/Davranış Kontrolü

Doğal kokular vücut dengesini ve sistemlerinin izin verdiği ölçüde insan beden ve ruhuna etkide bulunabilirken, sentetik kokuların güçlü etkisi iç dengeyi yok sayarak, düşman askerler gibi mekanizmamızı işgal eder. Kokuların nörolojik etkilerinin oldukça farkında olan otoriteler toplumsal davranışları şekillendirmek için özel kokular üretirler.

Bunların en masum ve bilinenleri iş ortamında kullanılan kokularla iş performansını yükseltmek, süpermarket ve alışveriş merkezlerinde satışları arttırmak, stresli ortamlarda insanları rahatlatmak veya cinsel isteği arttırmak amacı ile kullanılan kokulardır. Her ne kadar toplumun davranışını onların rızası olmadan, müspet yönde bile olsa değiştirmek, manipüle etmek etik dışı bir durum olsa bile günümüzde bu metot sıklıkla kullanılmaktadır.

“Koku” filminde seri katil Grenouille’ün idam sahnesi gerçekten manidardır. Grenouille idam edilmeden önce son arzusu olarak elindeki şişenin kapağını açmak istediğini söyler. Şişede öldürdüğü kadınların vücudundan elde ettiği bir parfüm karışımı bulunmaktadır. Şişenin kapağı açıldığında meydanda bulunan ve biraz önce katilin öldürülmesini büyük bir keyifle izleyecek olan kalabalık halk kokuyu aldığında büyülenmiş gibi Greneoille’ye “sevgilim” diye seslenmeye başlar. Adeta toplu hipnoz etkisi oluşturan bu koku ile halk seri katili şimdi bir “Tanrı” gibi görmektedir. Kokunun günümüzde davranış manipülasyonunda nasıl kullanıldığını yukarıda anlattıktan sonra filmde yaşananlar çok da hayal ürünü gelmiyor insana.

Televizyonlarda, görsel basında veya bilboardlarda cazibeyi arttıran, insanı daha mutlu ve enerjik kılan veya daha iyi bir ebeveyn olmanızı sağlayan parfümlerin reklamlarını görmek mümkün. Aslına bakarsanız ilk görüşte bize masal gibi gelen reklamlardaki bu hikâyelerin aslı var. Günümüzde kokular ile insan davranış ve zihnine müdahale edilmeye, onu neredeyse baştan “yaratmaya” çalışılıyor. Bunu çok iyi bilen bilim adamı James V. Kohl insan feromonları üzerine yaptığı araştırmada kokulara karşı ne kadar kuvvetli tepkiler verileceğini ürettiği parfümlerle de kanıtlamış oldu. Bugün birçok büyük parfüm şirketi feromonlar kullanarak kadın ve erkeklere karşı cinsi etkileme ve istedikleri kişiye sahip olma vaatleri veriyor. Sadece koku yoluyla böyle etkilerin yaşanabilecek olması, düşünüldüğü zaman insanı gerçekten endişelendiriyor.

Bunlar kokuların bugün bildiğimiz, dışarıdan bakıldığında gerçekten olumlu görünen davranış ve zihin kontrolü yollarından bazıları. Peki ya bilmediklerimiz? Bilim dünyası geçmişte yaptığı hataları açık bir dille eleştirir. Bugün kokular üzerinden yapılanların ne boyutta olduğunu tam anlamıyla öğrendiğimiz zaman iş işten çoktan geçmiş olacak.

Yazının tam metni için tıklayınız...

Sümeyra Merve Başyiğit / TIMETURK

 

***

İnsan Nesli Tükeniyor - Feromonlar

Alman yazar Patrick Süskind'in Das Parfum adlı romanında, parfümlerin içeriği, üretimi, insan üzerindeki fiziksel, zihinsel ve ruhsal etkileri ince detaylarla anlatıldı. Bu romanın "Perfume" adıyla yapılan filmi Türkiye'de "Koku" adıyla gösterime girdi.
Filmin seri katil kahramanı beden kokusu olmayan, kimsenin ilgilenmediği ve sevmediği, yanından geçerken köpeklerin bile fark etmediği bir varlıktır. Ancak koku alma duyusu son derece gelişmiştir. Filmin son sahneleri gerçekten manidardır. Katil idam edilmeden önce son arzusu olarak elindeki şişenin kapağını açmak istediğini söyler. Şişede öldürdüğü kadınların vücudundan elde ettiği bir parfüm (feromon karışımı) bulunmaktadır. Şişenin kapağı açıldığında, meydanda bulunan ve biraz önce katilin öldürülmesini sabırsızlıkla bekleyen kalabalık, katili, büyülenmişçesine bir melek veya Tanrı gibi görmeye başlar. "Deccal'ın alnında kafir yazılı olacak, okumayı bilen ve bilmeyen bunu okuyacaktır. Buna rağmen herkes ona 'Rabbim' diyecektir." (Muhammed (A.S)
Şişedeki kokunun insanlar üzerindeki etkisini gören katil: "Bu parfüm ile bütün dünyada insanları ve hükümetleri ele geçirebilir, Mesih olduğumu ilan edebilir ve onların hepsini cehenneme gönderebilirim" diye düşünür (Deccal iddiası), ancak bunun zamanının hala gelmediğini de bilir. Dünyanın koku üretim merkezi Strassburg'a gider, ürettiği parfümü üzerine dökerek bedenini insanlara yedirir ve bu şekilde sürekli çoğalarak yaşamaya devam eder. "Yiyip içtiklerinize dikkat edin çocuklarınız yiyip içtiklerinizden hasıl olur." Muhammed (A.S.)
Bu filmi anlamak için Muhammed (A.S.)'ın kokular hakkında söylediklerini hatırlayalım:
Muhammed (A.S.) tenimizin kokusunun ruhumuzun kokusu olduğunu; ölüm anında ve ölümden sonra bir süre bu kokunun arttığını bildirmiştir. (Koku yok ise, ruh da yok)
"İnsan ölürken, ruh her kıl dibinden ayrılır." (Kıl kökleri lazerli epilasyonla tahribata uğradıktan sonra feromon üretimine ne olacak ve ruh bedenden nasıl ayrılacak?)
"Cinsel ilişkiden sonra guslediniz, su her kıl dibine ulaşsın, çünkü şehvet maddesi her kıl dibinden çıkar." (Rekombinant DNA ürünü cinsel feromonlar parfüm, şampuan, sıvı sabun vs. ile vücuda sürülürse, abdest ve gusle ne olacaktır?)
"Bazı kokular melekleri çeker, habis ruhları uzaklaştırır; bazı kokular habis ruhları çeker, melekleri uzaklaştırır." (Camiler, türbeler, okullar ve evlerimizde habis ruhları çeken kokular bulunsa, meleklerimize ne olacak? Yıllarca geçmeyen yapay kokulu deterjan ve yumuşatıcılarla yıkanan çarşaflar arasında yatanın, namazda kokulu seccade, kokulu eşarp, kokulu tesbih kullananın durumu nedir? Kokulu sabunlarla yıkanan, kefenlerine yapay kafur veya misk sürülen ölülerimizin durumu nedir?)
Kokuların etkisini görmek açısından bu genç kadının hikayesi çok çarpıcıdır:
25 yaşlarında 3 çocuk annesi zengin ve güzel bir kadında halsizlik ve depresyon vardı ve dişleri kuma dönüşerek dökülüyordu. Problemin kaynağını araştırırken deterjan kokularına aşırı bağımlı olduğu görüldü. "Evdeki yardımcılarımın kullanacağı deterjanları ben seçiyorum. Markete gidiyorum, kapaklarını açarak kokluyorum, hoşuma gidenleri satın alıyorum." diyen genç kadına en çok hangi deterjanı sevdiği sorulduğunda "En çok Mr. Muscle'ı seviyorum. Onu kucaklıyorum ve beni kimse görmesin diye bir kenara çekiliyorum, kimsenin yanıma gelmesini istemiyorum. Onu içmek istiyorum ama biliyorum ki içersem ölürüm, onun için burnumun yanlarına, çeneme ve dilimin ucuna sürüyorum." "Peki eşini seviyor musun" sorusuna karşılık "Evet, uzak dursa seviyorum, yaklaşınca itiyorum" diye cevap verir.
Kadının bağlandığı ve bağımlısı olduğu şey aslında deterjan değil, kokusundaki psikotropik maddeler ve özellikle cinsel hormonlar, androjenlerdir. Bu hikayenin farklı versiyonlarını pek çok kadından duymak mümkündür.. Ailelerde huzursuzluk sebebi olan deterjan ve parfüme bağmlılık dolayısıyla cinsel isteksizlik problemi yalnızca fiziksel bir problem değil, aynı zamanda ahlaki, ruhsal ve toplumsal bir problemdir.
Bugün dünyada kokular vasıtasıyla yapılanların ne boyutta olduğunu öğrendiğimiz zaman iş işten çoktan geçmiş olacaktır.

 

"İnsan Nesli Tükeniyor"un tam metnini indirmek için tıklayınız...

İstanbul Doğal Sağlık Enstitüsü, Eylül 2011, Araştırma Dosyası-1

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :