Yukarı Çık
Pekmezde Kanser Palavrası
21 Şubat 2016 Pazar 12:54:58
1000 kez okundu.
Endüstriyel ürünlere yönelik artan haklı eleştiri ve tüketicilerin geleneksel ürünlere yönelmesi bazı çevreleri rahatsız etti. Gıda ve çevre haberlerine duyarlılığıyla da tanınan NTVMSNBC'de yayınlanan bir haberde geleneksel köy pekmezi düşman ilan edildi.

Ntvmsnbc makas mı değişti yorumlarına neden haberde geleneksel yöntemlerle üretilen pekmezlerde 'hidorksimetifurfural' (MHF) adlı bir maddenin oluştuğu bununda kanserojen olduğu şeklinde bir iftira yer aldı. İddiaya göre bu madde genleri bozduğu düşünülmekteymişmiş...

Pekmez düşük ısıda kaynatılırsa meydana geldiği iddia edilen maddenin, endüstriyel üretimlerde olmadığının vurgulanması niyetleri deşifre etmek için yeterli.

Her türlü hilenin yapıldığı ve uzak durulması gereken endüstriyel yöntemlerle üretilen sözde pekmezlerin propagandasının yapıldığı haber, aslında bir bilinçaltına yönelik bir kurgu.

Her türlü şeytanlığın cirit attığı endüstriyel ürünler konusunda tek cümle kurmayanların geleneksel yöntemlerle üretilen ürünleri eleştirmeleri son derece manidar.

İnsan bedenine en uygun şeker türü üzüm şekeridir. Mide ve bağırsaklar üzüm şekerini hazmetmek için enerji bile harcamaz. Bilakis kana yüksek miktarda üzüm şekeri girdiğinde dengelemek için insülin salgılayan pankreas diğer şekerle geldiğinde bu görevini bile yapamaz.

Pekmez geleneksel usullerde kaynatıldığında ve de sudan arındırıldığında 'pekmez şeker' meydana gelir. Haberde iddia edilenler ise tümüyle geleneksel yöntem düşmanlığı yapılarak endüstriyel işlem önerisi getiren ve her türlü iyi niyetten yoksun bir idddia.

Öte yandan genetik yapısı değiştirilmiş endüstriyel tavukların "hijyenik" olduğu ama geleneksel tavukların hijyeni olmadığını iddia bir başka haber yine NTV'de yer aldı. Her alanda, her an, her türlü kötü görüntünün olabileceği Türkiye'de, kâğıda sarılmış bir tavuğun resme sığınarak endüstriyel tavukla ilgili eleştirilerin sektöre zarar verdiğini iddia edenler, sektörün insanlara nasıl zarar verdiğinden hiç söz etmiyorlar.

Sitesinde tavuk sektörünün reklamlarını yayınlan Çiftlik Dergisi ise, sektöre yönelik eleştirilere güya cevap veriyor.

Önemli miktarda profesör ve mühendis ne yazık ki bir sektörden danışmanlık veya başka yöntemler nemalandığını herkes biliyor. Deşifre programında endüstriyel tavukçuluk, et, süt ve yumurtaları savunan iki profersörler yayında da itiraf ettikleri üzere biri bir büyük marketin diğeri ise büyük bir tavuk ve et ürünleri üreticisinin danışmanı, arkadaşı hatta aynı klubün üyesi olduğunu biliyor muydunuz? Bizde kendilerinde duyduk sayın sırasında.

Dikkat calip olan en çarpıcı nokta ise, haklarındaki hiçbir iddia ve belgeye cevap veremeyen firma sahip ve yöneticilerinin olmaması ve onlar adına akademisyenler, mühendisler ve onların reklamlarıyla ayakta duran yayıncıların olması.

Feraseti yüksek olan bu toplum, kimin ne dediğini ve neye hizmet ettiğini çok iyi biliyor.

Yine ferasetli okurlar, haber kadar haberin arkasında amaca ve bilgi verenin kimliğine de bakarlar.

 

Gıda Güvenliği Hareketi

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :